AV. ÖMER AÇIKEL

SARIKAYA Belediye BAŞKANI

Sarıkaya Belediye Başkanı Av. Ömer Açıkel 

Sarıkaya ilçesi Selimli Köyü nüfusuna kayıtlı olan Av. Ömer Açıkel, 1980 yılında Yozgat’ta doğdu. Sırasıyla Atatürk İlköğretim Okulu, Yozgat Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ ni bitirdi. 2004 yılında serbest avukat olarak çalışmaya başlayan Av. Ömer Açıkel, 2011 yılında MHP Sarıkaya İlçe Başkanı seçildi ve devamında MHP Genel Merkezi Üst Kurul Delegesi seçildi. 30 Mart 2014 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde Sarıkaya Belediye Başkanı seçilen Av. Ömer Açıkel 2019 yılı mahalli idareler seçimlerinde de yeniden Sarıkaya Belediye Başkanı seçilmiştir. Evli olan Av. Ömer Açıkel Önder Alp ve Mehmet Tuğşad adlı iki çocuk babasıdır.

TARİHÇE

Tarihçe

Sarıkaya İlçesi ve Tarihçesi   Yozgat İli Sarıkaya İlçesi, 1935 yılına kadar Boğazlıyan İlçesine bağlı Terzili Hamamı veya Hamam köyü olarak bilinmekte iken, dönemin Valisi Bekir Sami BARAN tarafından bucak merkezi haline getirilerek Sarıkaya adı verilmiştir. Sarıkaya Bucağı 1957 yılında aynı adla İlçe merkezi olmuştur. Sarıkaya, Yozgat’ın 77 km güneydoğusunda, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan anayol güzergâhı üzerinde yer almaktadır. İlçe merkezi deniz seviyesinden 1170 metre yükseklikte olup, genellikle dalgalı düzlüklerin geniş yer tuttuğu bir plato üzerinde kurulmuştur.   Sarıkaya ilçesinin tarihi ile ilgili çeşitli kaynaklarda bilgiler olmakla birlikte geniş ölçüde yapılmış bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır. Bölgede birçok höyük, Tümülüs ve mimari kalıntıların bulunduğu göz önüne alındığında ilçenin tarih boyunca sürekli yerleşim alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Roma Hamamı Tarihçesi ve Kazılar   Sarıkaya İlçesi ve Tarihçesi   Yozgat İli Sarıkaya İlçesi, 1935 yılına kadar Boğazlıyan İlçesine bağlı Terzili Hamamı veya Hamam köyü olarak bilinmekte iken, dönemin Valisi Bekir Sami BARAN tarafından bucak merkezi haline getirilerek Sarıkaya adı verilmiştir. Sarıkaya Bucağı 1957 yılında aynı adla İlçe merkezi olmuştur. Sarıkaya, Yozgat’ın 77 km güneydoğusunda, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan anayol güzergâhı üzerinde yer almaktadır. İlçe merkezi deniz seviyesinden 1170 metre yükseklikte olup, genellikle dalgalı düzlüklerin geniş yer tuttuğu bir plato üzerinde kurulmuştur.   Sarıkaya ilçesinin tarihi ile ilgili çeşitli kaynaklarda bilgiler olmakla birlikte geniş ölçüde yapılmış bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır. Bölgede birçok höyük, Tümülüs ve mimari kalıntıların bulunduğu göz önüne alındığında ilçenin tarih boyunca sürekli yerleşim alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.       Sarıkaya İlçe merkezinde bulunan yerleşimin Roma Döneminde Aquae Sarvenae, Bizans Döneminde ise Therma Basilica olarak isimlendirildiği bilinmektedir. (1) Hristiyanlık kaynaklarında Hz.İsa’nın oniki havarisinden biri olan Aziz Petrus’un Sebasteia’dan (Sivas)  Mazaka’ya (Kayseri) ve Mazaka’dan da Tavium’a (Yozgat Büyüknefes Köyü) yaptığı yolculuklarda Therma Basilica’dan geçtiği ifade edilmektedir.(2) Ayrıca, orijinali 3.-4. yüzyıllara ait “Tabula Peutingeriana” isimli dünya haritasında Tavium ile Caeserea arasında Aqua Sarvenae olarak gösterilen yerleşimin de burası olduğu ifade edilmektedir. Saravene bölgesi Bizans İmparatorluk Döneminde Kapadokya Prima bölgesinin bir parçasıydı. Tavium Proje Başkanı Prof. Karl STROBEL’e göre Therma Basilica M.S.451 yılına kadar bir piskoposluk merkezi idi. Therma Basilica ile ilgili yazılı kaynaklardaki son bilgiler, M.S. 979 yılında İmparator II Basileos’un desteğinde General Bardas Phocas’ın isyancı Bardas Sclerus’un ordusunu Basilica Therma’da hezimete uğrattığıdır.   Bütün bu bilgiler ışığında Sarıkaya İlçe merkezindeki ilk yerleşimlerin tarihini M.S.1. yüzyıla kadar indirmek olasıdır. Antik yerleşimler 10. Yüzyıla kadar devam etmiş, Selçukluların Anadolu’yu ele geçirmesinden sonra terk edilen bölge 19. Yüzyıl sonunda bölgeye gelen Kafkasya göçmenleri sayesinde tekrar canlanarak gelişmiştir. Roma Hamamı Tarihçe ve Kazılar   Modern kaynaklarda Roma Hamamı ile ilgili ilk bilgiler Fransız gezgin Chantre tarafından verilmektedir. Chantre 1893-1894 yıllarında Anadolu’da yaptığı gezilerde Roma Hamamının cephesini görmüş ve bir çizimini yaparak, burada yapılacak kazılarla ilginç yeni buluşların ortaya koyulabileceğinden bahsetmiştir.(4) Türkçe kaynaklarda ise, Başbakanlık Devlet Arşivlerinde bulunan 1905 yılına ait bir belgede “Boğazlıyan kazasında Lutf-ı Hamidi namıyla açılan mekteb-i ibtidai muallimlerine maaşları verilemediğinden kaza dâhilindeki Ilısu Kaplıcası gelirlerinin Kaza Maarif Müdüriyeti'ne tahsisinin araştırılması”ndan bahsedilmektedir.